Kilimanjaro Nedir? Nerededir?
Kilimanjaro, Afrika‘daki en yüksek dağın adıdır. Afrika’da bir ülke olan Tanzanya’nın kuzeydoğusunda bulunan bu sönmüş yanardağ ve etrafındaki doğal park, UNESCO tarafından 1987’den beri Dünya Doğa Mirası olarak kabul edilmektedir.
Adını büyük olasılıkla Tanzanya resmi dili olan Swahili dilindeki Kilima (“dağ”) ve Njaro (“beyazlık”) kelimelerinden almıştır.

Tanzanya Hakkında
Doğu Afrika’daki en büyük ülkedir.
Dünya’daki en yüksek arslan populasyonuna sahiptir.
120’den fazla etnik kabileye ev sahipliği yapar.
Masai Zürafası, ülkenin sembolüdür.
Zürafa, aynı zamanda bayrak taşıyıcı Air Tanzania’nın da kuyruğunda yer alır.
Kilimanjaro’ya Nasıl Gidilir?
Bölgede bulunan, Kilimanjaro Uluslararası Havalimanı’na THY ile yaklaşık 7 saatlik uçuşla ulaşabilirsiniz.
Tanzanya, Türkiye vatandaşlarına kapıda vize uygulamaktadır. Havalimanında, gümrükten direkt işlem yapıp, ücretini ödeyip ülkeye giriş yapabiliyorsunuz. Güncel fiyatlar için sitelerine bakabilirsiniz.
Kilimanjaro’da Nerede Kalınır?
Ülkenin en büyük kentlerinden biri olan Arusha, Kilimanjaro Havalimanı’nın batısında ve yaklaşık 1 saat uzaklıkta. Hem o bölgeyi görmek hem de turlara katılmak için iyi bir konaklama seçeneği.
Arusha’daki en büyük ve 5 yıldızlı otel olan Gran Melia Arusha, harika peyzajlı bir bahçeye ve manzaraya sahip. Ancak daha uygun fiyatlı, doğa ile iç içe başka oteller de var. Biz de bunlardan biri olan: BANANA FARM ECO HOSTEL’de kaldık. Fiyatına göre çok çok iyi bir konaklama idi. Doğa ile iç içe birçok farklı bungalov evleri var. Yemek için ortak bir restaurant bulunuyor. Bahçenize misafir gelen maymunlar, eşsiz kuş sesleri, devasa muz ağaçları, çağlayan nehir sesi ve tertemiz havası ile çok keyif aldığımız bir yer oldu. Tek sorun, havalimanından otele geçerken asfalt yol bir süre sonra tali yola dönüşüyor ve her yer toz oluyor. Yine de, otelden çıkıp biraz yürüyünce direkt yerel halkla iç içe olmak paha biçilemez idi.












Kalmak için diğer bir seçenek, havalimanının doğusunda ve Kilimanjaro Dağı’na daha yakın olan Moshi. Arusha’ya göre daha küçük bir şehir ancak konaklama seçenekleri mevcut.
Otellerden merkeze ulaşım çoğunlukla tuktuk denilen, Asya’da da yaygın olarak kullanılan 3 tekerlekli motor-taksi ile ya da Bolt uygulaması üzerinden normal taksiler ile yapılabiliyor. Dolmuş tarzında toplu taşıma araçları da mevcut ancak oldukça kalabalık ve sadece yerel halk kullanıyor. Biz tüm ulaşım ihtiyacımızı Bolt üzerinden ya da yolda çevirdiğimiz tuktuklar ile yaptık.
Trafik genel olarak çok karışık; yayalar, fırlayan motorlar, tuktuklar, belirsiz veya hiç olmayan şeritler… O nedenle araba kiralamak hiç iyi bir seçenek olmayacaktır.


Kilimanjaro’da Neler Var?
Kilimanjaro’ya inince kuru,sıcak bir hava sizi karşılıyor. Zanzibar’daki nem burada yok.
Ana yollar haricinde doğru dürüst asfalt olmadığından, havada toprak ve toz oluyor. Hem kuru hava, hem toz, boğazı tahriş edip, burnun içini kuratabilir. Bu nedenle hem boğaz spreyi hem de burun nemlendirici almanızı öneririm.
Büyük sivrisinekler özellikle güneş battıktan sonra can sıkıcı olabiliyor, o nedenle yanınızda sinek ilacı, bol bol antiseptik olmalı.
Ülkede prizler Avrupa/Türkiye tipi değil, İngiliz tipi. O nedenle bir dönüştürücü götürmeniz gerekiyor.
Trafik sağdan değil soldan akıyor ve direksiyonlar da araçların sağ tarafında.
Çoğu yerde kredi kartı geçmiyor. Nakit olarak, yerel para birimi olan Tanzanya şilini bulundurmakta fayda var. Yoksa da, birçok yer euro veya dolar da kabul ediyor. Ancak genelde her ikisini de aynı kurdan sayıyorlar.
Tanzanya, benim Afrika’daki ilk rotam oldu. Çok spontane yola koyulduk, o nedenle yukarıdaki çoğu şeyi bilmeden gitmiş oldum. Bence önemli bilgiler. Bu yüzden ilk onlarla başladım. Ancak, “Tanzanya’da ne var?” sorusu bana sorulsa ilk olarak, “sıcacık insanlar var!” Derdim. Tanıştığımız, göz göze geldiğimiz herkes çok içten, meraklı, sevgi dolu ve yardımsever idi. Sanki Afrika güneşi içlerine işlemiş, oradan dışarı yansıyor, etrafa taşıyor gibi. 🌞🌍
Bunun yanı sıra ülke genelinde bir sakinlik felsefesi mevcut. Akdeniz’deki siesta gibi, her şeyi yavaş yapma, ağırdan alma söz konusu. Hatta bunun için bir deyim bile var : “Hakuna Matata” yani bir nevi “ Sıkıntı yok, sakin ol” ! 🦦
Turist gördüklerinde “Hakuna Matata” ya da “yavaş yavaş” anlamına gelen “Pole Pole” diyorlar 🐒

Kilimanjaro, Afrika’nın en uzun, dünyanın da tek başına duran en yüksek dağıdır. Buraya kadar gelmişken, yapabiliyorsanız tırmanış gerçekleştirebilirsiniz. 5-10 gün arasında değişik tiplerde turlar mevcut.
En tepe noktası olan Uhuru Peak‘e ortalama 5-8 günde tırmanış yapılır. Tırmanış boyunca 5 farklı habitat deneyimlenir: ekili tarım arazileri, yağmur ormanı, fundalık/bozkır, dağ çölü ve nihayet Arktik zirvesi: Uhuru Peak.
Nisan – Mayıs en yağışlı sezon olduğundan, bu aylar hariç herhangi bir zaman gidilebilir.
Şuradaki turlara göz atabilirsiniz: https://www.kandooadventures.com/destination-kilimanjaro & https://www.exodus.co.uk/destinations/africa-holidays/tanzania-holidays/kilimanjaro
Havalimanından ve çevresindeki bazı noktalardan dağ görünüyor. Çıkmaya fırsatınız olmasa da uzaktan tadını çıkarabilirsiniz.
Kilimanjaro Bölgesi, %100 arabica kahvesi ile meşhur. Ekim-Kasım aylarında, kahve çiçekleri, yasemini benzeyen kokusu ile vadileri dolduruyor. Temmuz-Eylül arasında ise hasat başlıyor.
Çekirdeklerin kavrulması ve öğütülmesi gibi çeşitli işlemlerin yanı sıra tadım imkanı da veren birçok tur seçeneği mevcut.
Ayrıca bazı çiftliklerde, kahve hasadı hala, Tanzanya’daki 3. büyük etnik grup olan ve Kilimanjaro’nun verimli eteklerinde yaşayan Chagga‘ların geleneklerine göre, şarkılar ve danslar eşliğinde yapılıyor.

Kenya ve Tanzanya topraklarında yaşayan yerlilerden bir diğeri olan Maasai’ler, bugün hala otantik kültürlerini koruyorlar.
Arusha ve Kilimanjaro bölgesinde birçok kabile yaşıyor.
Maasai’ler, hayvancılıkla geçinirler ve çok geleneksel bir kültürleri vardır. Çobanlık görevini, erkekler üstlenir. Ergenliğe giren erkek çocukları sünnet edilir, bedenleri siyaha boyanır ve kırsalda “çobanlık görevi”ne gönderilir.




Erkeklere, evleneceği kızlar, aileleri tarafından seçilir. Erkekler birden fazla eş ile evlenebilirler. Her eş için 30-40 inek, kızın ailesine verilir.
Maasai halkı, Maa dilini konuşurlar ve Maa-sai de tam olarak “Maa dilini konuşan” anlamına gelir.
Renkli kıyafetleri, boncuklu çeşit çeşit takıları ile Maasai’ler aynı zamanda kadim bir savaşçı toplumdur. Diri ve fit vücutlarını, hareketli yaşam tarzlarının yanı sıra, olağandışı gastronomik geleneklerine de borçludurlar. Örneğin, taze inek kanı içmenin, bedenlerine kuvvet ve sıhhat vereceğine inanırlar.
Yaşamları sona eren bedenleri, gömmek yerine, diğer hayvanların yemesi için açık şekilde doğada bırakırlar.
Göçebe yaşam tarzları vardır, kadınlar tarafından çubuk ve çamur ile yapılan geçici evlerde yaşarlar.
Tanzanya’nın farklı yerlerinde, turistler için konaklama imkanı da veren, Maasai kültürünü deneyimleyebileceğiniz köyler bulunur. Bunlardan en popüleri: Olpopongi Maasai Cultural Village & Museum. Bu köye günübirlik ya da kalmalı ziyaret turları düzenleniyor. Geleneksel yemeklerden yiyip, danslar edip, safari turlarına katılabilirsiniz. Detaylı bilgi için sitelerine bakabilirsiniz.
Arusha şehir merkezinde, Afrika’daki ilk kültürel merkez olan, Cultural Heritage Center bulunuyor. Oldukça büyük bir alana sahip merkezde, tablolardan, takılara, objelerden, heykellere, kitaplara, kıyafetlere, çeşit çeşit geleneksel ve artistik eşya satılıyor. Giriş ücretsiz. Merkezin bahçesinde bir de cafe var. Burada oturup bir kısa mola verebilirsiniz.

Yine Arusha merkezde, geleneksel ürünleri daha uygun fiyata alabileceğiniz, daha yerel bir pazar bulunmaktadır: Maasai Market of Curios and Crafts. Yerel satıcılar, sağlı sollu, bir pasaj içerisinde oturmuş, turist avlamayı bekliyor. 😄Yürürken istisnasız herkesin size laf atıp alışveriş yapmanızı istemesi biraz rahatsız edici. Ama yine de gezmek keyifli.
Tanzanya genelinde altın kural: PAZARLIK YAPIN! Özellikle bu tarz yerel pazarlarda ve tur satın alırken kesinlikle indirim isteyin.


Yemek için en güzel seçenekler, bence kesinlikle egzotik meyveler. Passion fruit, mango, avokado, muz, ananas, dragon fruit… bolca her yerde var. O kadar bol ki, yerlerde yığınla görmek mümkün.
Merkezde birkaç uluslararası restaurant zinciri var, genellikle lokal yerler mevcut. Önerim: Matteo Italian Restaurant. Sahibi bir İtalyan ve yıllardır Tanzanya’da yaşıyor. Afrika anılarınızın arasına tatlı bir Akdeniz dokunuşu için güzel bir seçenek.

Arusha’daki en büyük otel olan Gran Melia‘nın bahçesi muhteşem. Havuz kenarında birşeyler içebilirsiniz ya da en üst kattaki The Rooftop restaurantta eşsiz manzara ile güzel bir yemek yiyebilirsiniz. Sevenleri için, nargile opsiyonları da mevcut.




Arusha’nın 70 km doğusunda bulunan Chemka Kaplıcaları (Kikuletwa Hot Springs), ormanın içerisinde, ılık ve şifalı yer altı kaynak suyunda yüzebileceğiniz bir deneyim sunuyor. Gidiş yolu tozlu ve engebeli. Giriş ücretli ve Tanzanya geneli altın kural burada da geçerli: pazarlık.
Tanzanya’da safari diyince akla gelen en meşhur yerler: Serengeti, Tarangire ve Ngorongoro. Birçok farklı çeşitte ve bütçede turlar mevcut. Biz, Matteo Restaurant’ın İtalyan sahibinin önerisiyle farklı tur rehberleri ile görüşüp, pazarlık yaptık ve Tarangire Ulusal Parkı‘na gittik. Unutulmaz bir gün geçirdik. Anılarımızı ve detaylı bilgileri başka bir yazıda paylaşıyor olacağım. 🦓🦁🐘

Not: Bu yazıyı mesai arkadaşım Ramazan Kolan’a ithaf ediyorum.🐅

